KÜRESEL EMPERYALİZM SÜRDÜKÇE DİRENİŞTE KÜRESEL ÇAPTA OLACAKTIR

 19. Haftasına coşkuyla giren Van Başörtüsüne Özgürlük Platformu, giderek sayısını arttırıyor. Bu hafta Van Anadolu Gençlik Derneği platforma dahil oldu.

Sevindirici bir gelişme olarak karşılanan bu katılımın eylemin gücüne güç katması, herkesin temennisi. Bu tür toplumsal Sivil Toplum teşebbüslerinin, ortak bir duyarlığın
harekete geçirilmesi ve zayi edilen insan haklarının iade edilmesi çabasına yönelik olduğu hatırda tutulmakla birlikte, beraberinde bazı riskleri de getirmesi muhtemeldir. O risk de şudur ki, Van’daki bu derneklerin “istişare” ve “temel hedefler” konusunda gösterecekleri hassasiyet gevşeyecek veya farklı kaygılara zemin aranacak bir sürece girerse, eylem de amacından sapacak ve yasakçıların arzu ettiği tablo oluşacaktır. Eğer bu istişare ve ilkeli mücadele, her hafta farklı dernek tarafından hazırlanan ve okunan basın açıklamalarına yansımazsa “sağcılaşma” ihtimali her zaman mevcut olacak ve eylem amacından sapacaktır. Bu konudaki duyarlılığın sürekli canlı tutulması ve taleplerin adalet eksenli olması bu endişeyi giderecektir. Bu platformun muhalif kimliğini ve ilkeli duruşunu her halükarda koruması, eylemin amacı açısından hayati önem taşımakta. Bu hassasiyetler içerisinde platforma yeni katılan Anadolu Gençlik Derneği’nin platforma ivme kazandırması herkesi sevindiren bir gelişmedir.

Bu haftaki Basın açıklamasında yine emperyalist ABD ve yerli işbirlikçilerinin kirli yüzü deşifre edilmeye çalışılıyor. ABD’ni Somali’deki işbirlikçi tetikçileriyle başlattığı emperyalist harekâtın İslam Âlemini hizaya getirmek için önceden planlanmış bir senaryonun sahnelenmesi olduğu ifade edildi.

Diyanet İşleri Başkanlığının bir talep üzerine yayınladığı “başörtüsü dini bir vecibedir” fetvası ile sistemin kendi kurumlarını bile ciddiye almadığı ifade edilerek, bu yasağın gerekçe ve köklerinin daha derinlerde aranması gerekliliğine işaret edildi.

Yine Aziz Nesin Vakfının İstanbul’da genç kız ve erkekleri bir arada yatırarak oluşturmaya çalıştığı, değerlerden ve ahlaktan yoksun gençliğin ilk meyvelerini toplamaya başladığı gözler önüne serilmeye çalışılarak, bir de hiçbir rahatsızlık duymadan bu rezalet ve skandallarını “ileri gidilmiş bir evclik oyunu” olarak tahfif yüzsüzlüğüne vurmak, ülkenin getirilmek istenen bataklığının mayasını göstermesi açısından dikkat edilmesi gereken ciddi bir gelişmedir.

CHP liderinin başörtüsünü kirli ayak oyunlarına alet etme çabası ile ülke dindar kimliği üzerinde çözücü etkisi bulunan sabık siyasilerin de hala bu siyaset üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışmaları manidardır. Yıllardır süren başörtüsü yasağının ahlaki ve siyasi hiçbir temelinin bulunmadığı yinelenerek, yasak sürdükçe direnişin de süreceği ifade edildi.
Eyleme katılımın ciddi bir artış gösterdiği 19. haftada “Yaşasın Başörtü Direnişimiz”, “Başörtüye Uzanan Eller Kırılsın”, “Tevhid, Adalet, Özgürlük”, Yaşasın Küresel İntifada”, “AKP Namusuna Sahip Çık”, “La İlahe İllallah”, “Allahu Ekber”sloganları ile çok sayıda döviz ve pankart dikkat çekiyordu.

Basın Açıklamasının Tam Metni:

KÜRESEL EMPERYALİZM SÜRDÜKÇE ONA KARŞI YÜRÜTÜLEN MÜCADELE DE KÜRESEL ÇAPTA OLACAKTIR

19. haftasına giren Van Başörtüsü Platformu bileşenlerine her hafta yeni Sivil Toplum Kuruluşları dâhil olmakta ve gücümüze güç katmaktadır. Bu hafta da Anadolu Gençlik Derneği platforma katıldı. Kendilerine hoş geldiniz diyoruz.

Başörtüsü yasağı, uygulandığı günden bu güne ülke gündeminden hiç eksik olmadı. Bu yasağın, ne kadar gayri insanî ve savunulamaz olduğu herkesin malumudur. Yasağın inanç, eğitim ve çalışma özgürlüğünü engellediği herkesin malumudur. Biz de bunu aynen ifade etmeğe devam ediyoruz.

Din karşıtı kimi çevreler, düşmanlığa kadar varan bu karşıtlıklarını, başörtüsü yasağı üzerinden tatmin etmek ve baskıcı yöntemlerini meşrulaştırmak istemektedirler. Maalesef buna karşın topluma öncülük etmesi gereken birçok kişi ve kuruluş kendi düşünce ve tutumlarını topluma zorla empoze etmeye çalışmaktadırlar. Bu insanlık dışı yasaklamalara karşı dünyanın kitlesel katılım açısından en görkemli gösterileri yapıldı, yurtiçinde ve yurtdışında davalar açıldı, yetkililer ziyaret edildi. Ve bizler de şu anda basın açıklamalarımızla hukuki çerçevede bu haklı mücadelemize devam ediyoruz.

Daha birkaç hafta önce oy için başörtülü bayanlarla fotoğraf çektiren siyasiler, bundan çok kısa bir süre sonra gerçek yüzlerini ortaya koyarak “Başörtüsü sadece saçları örtmek içindir. Eşlerin ayıplarını örtmeye yetmez” sözlerini sarf ederek bir kez daha İslam’a, Müslümanlara ve başörtüsüne olan kin ve nefretlerini ortaya koymuşlardır. Bizler de halkımızı bunların iki yüzlülüklerine karşın duyarlı olmaya davet ediyoruz. Bu millet artık yalanlarınıza kanmayacaktır. Siz meclis kürsülerinde oturanlar! Bir insan hakkı ihlali olan, başörtüsü yasağı kalkmadıkça, rüştünüzü ispat etmiş sayılmayacaksınız.

“Başörtüsü dini bir semboldür. Okullarda ve devlet dairelerinde başörtüsüne yer olamaz.” diyenler! Şunu iyi bilin ki, başörtüsü Allah’ın bir emridir. Namaz gibi, oruç gibi, hac gibi bir farzdır. Ve şunu yine iyi biliniz ki başörtüsü hiçbir tarikat, cemaat veya değişik bir grubun sembolü değildir. Bizler sadece Allahın emri olduğu için ve inancımız gereği başlarımızı örteriz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 4 Ocak 2007 tarihli en son fetvası da “başörtüsünün dini bir vecibe ve Allah’ın emri olduğunu” açıkça ilan ve ifade etmektedir.

Yasakçılar, kendilerini adeta bir “ilah” olarak görüp, ülkeyi babalarının çiftliği, milleti de hizmetçileri olarak görmektedirler. Nitekim bu mantığın dışa vurumu olarak algılayabileceğimiz uygulamalara şahit olmaktayız. Aziz Nesin Vakfı’nda bulunan kız ve erkek çocuklarını ailelerinin izni olmadan karma bir ortamda bulunduran zihniyetle, başörtüsünü yasaklayan zihniyet aynıdır. Vakıf Başkanı olan şahsın “Biz çocukların özgürce flört etmesini istiyoruz. Bu yüzden de onları aynı ortamda tutuyoruz.” şeklindeki beyanı olayı nasıl değerlendirdiklerini göstermektedir. Bu utancı düzeltmeye çalışacakları yerde olayı “ileri gidilmiş evcilik oyunu” olarak değerlendirmeleri taciz ve tecavüzü önemsiz gördüklerini göstermektedir. Bu zihniyet sahipleri, toplumun ahlak dinamiklerini ayakta tutan başörtüsüne karşı mücadele etmeyi de varlıklarının sebebi olarak kabul ederler.

Yasakçılar son zamanlarda, havaalanında yakınlarını beklemeye giden başörtülülerden, güvenlik gerekçesiyle pardösülerini çıkarmalarını istemektedirler. Burada yapılmak istenen şey tahkir ve tacizden başka bir şey değildir. Fransa örneğinde olduğu gibi başörtülü genç kızın örtüsü yüzünden ülkeye sokulmayıp geri gönderilmesi, yasağın ulaştığı küresel boyutu gözler önüne sermektedir. Burada Müslümanların dünya çapındaki seyahat özgürlükleri de kısıtlanmaya çalışılmaktadır. Bu yüzdendir ki yasak karşıtı mücadelemiz hayati önem arz etmektedir.

Küresel çapta başörtüsü özelinde İslam düşmanlığı yürütenler bu düşmanlıklarını her alanda sürdürmektedirler. Somali örneğini küresel emperyalizmden ayrı düşünmek mümkün değildir. Küresel emperyalizm sürdükçe ona karşı yürütülen mücadele de küresel çapta olacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Platform adına Gökkuşağı Derneği Üyesi Nimet DEMİR

VAN BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU BİLEŞENLERİ

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ

GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ

İNSAN-DER

MAZLUMDER

MEMUR-SEN

UMUT-DER

Reklamlar

~ tarafından ahrar Ocak 15, 2007.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: