Türkçe öğrenin de gelin….

Ülkedeki Müslüman nüfusun oranını bir anda yüzde 99.9’dan 95’e indiren AKP’li Başbakan’ın belediyeleri Erdoğan’ın yolunda ilerliyor. AKP’li Seyhan Belediyesi İrtica’nın tanımını yaparken “İslâmî yaşam tarzına dönüş” ifadesini kullandı.

Başka hiçbir yerde böyle bir tarif yok!
AKP’li Adana-Seyhan Belediyesi tarafından ilköğretim öğrencilerine hediye edilen sözlükte İslâm’a irtica başlığı altında “gericilik” denilerek hakaret ediliyor. Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan sözlükte irtica kelimesinin karşısında sadece “gericilik” yer alırken Seyhan Belediyesi’nin dağıttığı sözlükte İrtica’nın karşılığında “İslâmî hayata dönüş” yazıyor.

“Tam bir gaflet”
Saadet Partisi’nden Doç. Dr. Mete Gündoğan, irticayı İslâmla özdeşleştirmenin büyük bir gaflet olduğunu belirtti.   ÖĞ-DER Başkanı İ. Hakkı Kiraz ise, “İslâmî hayat tarzına dönüş irtica değil ihtidadır” diye konuştu. Bazı gazete ve televizyonlarda eleştirilmesinden sonra AKP’li belediyelerin “Dini kitap dağıtmayın” uyarısına muhatap olduğuna dikkat çekilirken, 2005 yılı başlarında okullarda İslâm’ın ve Kur’ân’ın temel kavramlarının yasaklandığı hatırlatılıyor.

AKP’li Seyhan Belediyesi hazırlattığı sözlükle ‘İrtica’nın tanımını yaptı: ‘İslami yaşam tarzına dönüş, gericilik.’ AKP’li Seyhan Belediyesi tarafından ‘Bir eğitim ve kültür hizmeti’ olarak sunulan sözlük, görenleri şaşırttı. Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından hazırlanan sözlükte ‘Gericilik’ olarak tanımlanan ‘İrtica’nın AKP’li belediye tarafından ‘İslami yaşam tarzına dönüş, gericilik’ şeklinde tanıtılması tepki topladı. İlköğretim öğrencileri için hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli olan sözlüğün kapağında Seyhan Belediye Başkanı Prof. Dr. Azim Öztürk’ün, ‘Gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz’ şeklinde görüş bildiren ifadesi yer alıyor. Sözlüğün 204’üncü sayfasında ise gericilikle İslami yaşam tarzı bir tutuluyor. Konuyla alakalı görüşlerini aldığımız Saadet Partisi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mete Gündoğan ve Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ – DER) Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz, bu sözlüğün ideolojik bir yaklaşımın etkisinde kalarak hazırlandığını kaydetti.

Konuyla alakalı görüştüğümüz Saadet Partisi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mete Gündoğan, bunun tam bir gaflet olduğunu vurgulayarak, “İrtica’yı İslamla özdeşleştirmek bu sözlüğü ideolojik bir kitap olarak ortaya koymaktır. Bu insanları yönlendirmek için yapılmıştır. Belediyede hele Azim Öztürk gibi bir akademisyenin böyle bir hata yapması olur şey değildir” dedi. “Neye göre dağıtıldı bu?” diye soran Gündoğan, “İrtica’nın sözlük anlamı geriye gitmektir ve bunu İslamla bağdaştırmak, onu İslami yaşam tarzı olarak göstermek ideolojik bir yaklaşımdır” şeklinde konuştu.
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ – DER) Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz da, “Adana Seyhan Belediye Başkanı Prof. Dr. Azim Öztürk’ün ilköğretim öğrencileri için sözlük bastırıp dağıttığı anonsu Seyhan Belediyesi sitesinden duyurulmaktadır. Belediyelerimizin bu tür kültür hizmetlerinde bulunması takdire şayan bir hizmettir. Başkanın bastırıp dağıttığı bu sözlükte ‘İrtica (is): İslami yaşam tarzına dönüş, gericilik’ olarak tanımlanmaktadır. Hâlbuki İslami yaşam tarzına dönüşün irtica değil ihtida olduğunu sağır sultanlar bile bilmektedir” diye konuştu.
Akkiraz, “Bu sözlüğü hazırlayanların belli ki bir ideolojinin etkisinde kalarak bu tanımı yaptıkları gözükmektedir. Sözlüğü yazanlar İslâm ve Müslümanlar aleyhine kafaları karıştıracak tanımlarda bulunmuşlardır. Bu tanım Anayasa’ya ve yasalara aykırı olduğu gibi ilme, gerçeğe, akla uygun bir tanım değildir. Bu sözlüğü yazanlar anayasa suçu işlemişlerdir. Belediyede bu suça alet olmuştur.” şeklinde konuştu.
İrtica’nın siyasi bir kavram olduğunu söyleyen Akkiraz, “Bu kavramı kullananlar dahi bu kelimeyi bu anlamda kullanmamaktadır. Bir Müslüman olarak bu tanımı içimize sindiremediğimiz gibi bir eğitimci olarak bu tanımın içinde bulunduğu bir sözlüğün de öğrencilere dağıtılmasını ülkemizin ve nesillerimizin geleceği açısından bir tehdit ve yıkım olarak görmekteyiz. Çocuklarımızın zihinlerini dünya ve ahiret saadetinin tek çaresi olan İslam aleyhinde kirletilmesi ifsat edilmesi göz yumulacak bir hadise olamaz, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere yetkilileri bu konunun üzerine gitmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı Ali Yalçın ise, “İrtica kelimesi; Osmanlı’nın son döneminde, o gün Fransa’da yaygın olan pozitivizmin etkisiyle İttihat ve Terakki üyelerince rakiplerini alt etmek için kullanılan bir kelimedir. Sosyolojik, felsefi hiçbir anlamı olmayan bu kelime; ideolojik bir kalkan olarak kullanılmaktadır. Pozitivizm tarih oldu. İttihat ve Terakki Cumhuriyetle silindi. Ancak kafası 19’uncu Yüzyılda kalan bir kısım asıl gericiler bu kelimeyi asıl siyasi linç malzemesi olarak kullanmaya devam etmektedirler” dedi.
Yalçın, “İrtica’yla itham ettikleri kesim bugün her türlü teknolojik yenileşmede en önde yürümekte ve sonuna kadar kullanmaktadır. Felsefi kafa yapıları da bu kelimeyi itham olarak kullanan ve kendini ay dın sanan sarhoşlarla tartışılmayacak derecede üstündür. Bir Belediye’nin böyle tabirleri bulunduran ve bu halka ve dinimize hakaret sayılacak ithamları barındıran bir yayını ücretsiz dağıtmaya kalkmasını kınıyorum. Hele bu Belediye’nin AKP’li bir belediye olmasını ve bu yalan yanlış bilgiler içeren sözlüğü dağıtmasını bir skandal olarak görüyorum. Bu kitap derhal toplatılmalı ve bu sözlüğü yazanların suratına fırlatılmalıdır” şeklinde konuştu.

“İrtica, dinden sapmak ve şirk hayatına dönmektir.”
Türk-İş’e bağlı Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, birçok resmi kuruma ‘İrtica’nın tanımını sormuştu. Başoğlu’nun istediği ‘irtica’ tarifine sadece Diyanet İşleri Başkanlığı cevap vermişti. Diyanet’in tarifinde, irtica; dinden sapmak, tekrar cehalet ve şirk hayatına dönmek olarak tarif edildi. Diyanet, Başoğlu’na şu şekilde cevap verdi: “İrtica, dinin özünden uzaklaşmak ve dini, temel ilkelerine aykırı olarak algılamak ve yorumlamaktır. Buna göre irtica, kendini dindar sanan kimselerin bilerek veya bilmeyerek din kurallarından uzaklaşması, dinin özünü bir tarafa atıp örfi şekline sarılmasıdır.” Başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere Başbakanlık, MGK, Genelkurmay Başkanlığı, Yargıtay, Danıştay, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ise, irtica ile ilgili sorulara “Konu soyut ve de bilgimiz yok” cevabını vermişti. Adalet Bakanlığı ise “Ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ve analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgiye yönelik başvurunuza cevap verilememiştir” şeklinde görüş bildirmişti.

Başbakan’dan belediyelere: Dini kitap dağıtmayın
AKP’li bazı belediyelerin dağıttığı dini içerikli kitap ve broşürlerin kartel medyada eleştirilmesi sonucu parti genel merkezi harekete geçerek, Genel Başkan Erdoğan’ın, ‘belediyelerin dini kitap dağıtma yerine, kendi işlerine bakmaları’ talimatının ardından yazılı bir talimatla belediyeleri uyarmıştı. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün, uyarılarını dikkate almayacak belediye başkanları için disiplin mekanizmasının devreye gireceğini söyleyerek, belediye başkanlarını dini içerikli yayın dağıtmamaları konusunda ikaz ettiğini ifade etmişti. Bu yayınlardaki dini bilgilerin bir kısmının güncelliğini kaybetmiş bilgiler olduğunu, bu nedenle de istismara açık olduğunu savunan Ergün, ”Bundan sonra konuyu daha yakından takip edeceğiz. Uyarılara rağmen arkadaşlar bu hususlara devam ederler ve kamuoyunda yanlış anlaşılmalara meydan verecek nitelikte çalışmalar yaparlarsa, bu sefer idari uyarı mekanizmalarının ötesinde disiplin mekanizmaları devreye girecek” diye konuşmuştu.

İslam’ın ve Kur’an’ın temel kavramları yasaklandı
2005 yılının başlarında Başbakanlığın emriyle İçişleri Bakanlığı, valilikler kanalıyla okul müdürlüklerine uyarı yazısı göndererek dini kelimelerin kullanılmamasını istemişti. İslâmi ve Kur’anî temel kavramlar hedef alan bu uyarıda kullanılmaması istenen sözcükler şöyle sıralanıyordu: Batı, bel’am, beyt’ül mal, biat, cemaat, cihad, dar’ül erkân, dar’ül harp, dar’ül İslâm, emir (lider anlamında) emir’ül müminin, fetva, firavun, halife, hicret, hilafet’ül müminin, Hizbullah, hizbuşeytan, imam, imamet, infak, kâfir, karun, kışla, laikler, laikçiler, Medine dönemi, medrese, Mekke dönemi, melle, mücahid, mümin, münafık, müstaz’af, müstekbir, seyda, şehadet, şehit, şeriat, şeyh, şeyh’ül İslam, şirk, şura, tağut, tebliğ, tekke ve tevhid. Bu konu kapmasında yapılan çalışmalar sonucu birçok öğretmen hakkında soruşturma açıldığı kaydedilmişti.

MEB TAVSİYELİ
AKP’li Seyhan Belediyesi hazırlattığı sözlükle ‘İrtica’nın tanımını yaptı: ‘İslami yaşam tarzına dönüş, gericilik.’ Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından hazırlanan sözlükte ‘Gericilik’ olarak tanımlanan ‘İrtica’nın AKP’li belediye tarafından ‘İslami yaşam tarzına dönüş, gericilik’ şeklinde tanıtılması tepki topladı. Bir başka dikkat çeken konu ise bu sözlüğün Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli olması.

Reklamlar

~ tarafından mollaca Aralık 8, 2006.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: